HABERİN
  • Resimleri
  • Türkiye Telif Hakları Sisteminin Güçlendirilmesi Proje Toplantısı Gerçekleşti.

    Proje toplantısına DEKMEB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Köse, TBYMB Başkanı Tayfur Esen Katıldılar.


    Türkiye’de telif hakları sisteminin güçlendirilmesi amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından AB eşleştirme projesi başlatıldı.

    Telif Haklarına Dayalı ve Kreatif Endüstrilerin Teşvik Edilmesi Odaklı Olarak Türkiye Telif Hakları Sisteminin Güçlendirilmesi’ adlı kültür endüstrilerinin gelişimini hedefleyen projenin tanıtım toplantısında konuşan Bakan Nabi Avcı: “Eğer Silikon Vadisinde mektep kaçkını bir takım gençler evlerinin garajlarında dünya ekonomisine yön değiştirtecek bir takım başarılara imza atabildilerse bu büyük ölçüde onların kreatif çabalarını koruma altına alan hukuk düzeninden de ötürüdür.” dedi. 

     

    Türkiye’de telif haklarının ve yaratıcı düşüncelerin ve onların üzerine oluşan kreatif endüstrilerin korunmasına, geliştirilmesine, sağlam hukuki çerçevelere kavuşturulmasına büyük ihtiyaç olduğuna vurgu yapan Bakan Nabi Avcı, son günlerdeki anayasa değişikliği görüşmelerine de atıfta bulunarak, gündemdeki değişikliğin bir boyutunun da çağın gerektirdiği hıza ulaşma çabası olduğunu söyledi.   

    ‘Enformatik Cehalet’ adlı kitabında yer verdiği İsveçli bir parlamenterin “Eğer Marks bugün yaşıyor olsaydı Das Kapital’i değil Die Information’u yazardı.” sözüne de konuşmasında yer veren Bakan Nabi Avcı, “Artık capitalin yerini enformasyonun almaya başladığı dönemlerin başında söylenmeye başlanmış bu söz daha sonraki teknolojik gelişmelerle de her gün biraz daha kuvvetlendi, teyit edildi.” dedi. 

    (İsveçli bir parlamenterden alıntı) “Eğer Marks Bugün Yaşıyor Olsaydı Das Kapital’i Değil, Die Information’u Yazardı.”

    “Bakanlığımızca ‘Türkiye ile Avrupa Birliği Mali İşbirliği Programlaması Kapsamında Hazırlanan Telif Haklarına Dayalı ve Kreatif Endüstrilerin Teşvik Edilmesi Odaklı Olarak Türkiye Telif Hakları Sisteminin Güçlendirilmesi’ başlıklı Avrupa Birliği Eşleştirme Projesi’nin açılış toplantısı vesilesiyle sizleri burada ağırlamaktan onur duyuyorum.  

    Yıllar önce ‘Enformatik Cehalet’ isimli bir kitap yazmıştım. İnternetten önce enformasyon teknolojilerinin bugün geldiği aşamaların henüz emekleme aşamasında olduğu dönemlerde İsveçli bir parlamenterin bir sözüne atıfla bir bölüm vardı; diyordu ki, İsveçli parlamenter: “Eğer Marks bugün yaşıyor olsaydı Das Kapital’i değil Die Information’u yazardı.” Artık capitalin yerini enformasyonun almaya başladığı dönemlerin başında söylenmeye başlanmış bu söz daha sonraki teknolojik gelişmelerle de her gün biraz daha kuvvetlendi, teyit edildi.” 

    Sürekli Güncellemeye İhtiyaç Var
     
    “Ancak bu enformasyon devriminin arkasında yatan çok önemli bir nedeni bugün biz burada konuşuyoruz. O da telif haklarının korunması meselesi. Eğer Silikon Vadisinde mektep kaçkını bir takım gençler evlerinin garajlarında dünya ekonomisine yön değiştirtecek bir takım başarılara imza atabildilerse bu büyük ölçüde onların kreatif çabalarını koruma altına alan hukuk düzeninden de ötürüdür. Eğer bu gençlerin, bu kreatif çabalarını, onların buluşlarını, onların başka hiç kimse tarafından düşünülmemiş olan yeni fikirlerini koruma altına alan bir hukuk sistemi olmasaydı o gençler bugün karşımıza mesela Bill Gates olarak çıkmazlardı. 

    Özellikle genç nüfusa sahip ülkeler için, Türkiye’de bunlardan biridir, telif haklarının ve yaratıcı düşüncelerin ve onların üzerine oluşan kreatif endüstrilerin korunmasına, geliştirilmesine, sağlam hukuki çerçevelere kavuşturulmasına büyük ihtiyaç var. O bakımdan Avrupa Birliği ile Bakanlığımız Telif Hakları Genel Müdürlüğü arasında yürütülen bu eşleştirme projesine büyük önem atfediyoruz. 

    Sadece Türkiye’de değil, Avrupa Birliğinde de telif haklarına ilişkin yasal düzenlemelerin sürekli güncellenmesine büyük ihtiyaç var. 

    Çünkü teknoloji çok hızla değişiyor. Bizim herhangi bir mecrada, kanalda ifade bulacak olan bir takım yaratıcı düşüncelerin ya da ürünlerin korunmasına ilişkin geliştirdiğimiz tedbirler yeni mecralarda geçerli olmayabiliyor. Bir mecra, yeni bir ortam için geliştirdiğimiz yeni bir teknoloji ile açılan yeni kulvarlarda haliyle etkisiz hale gelebiliyor. 

    O bakımdan mevzuatlarımızı, yasal düzenlemelerimizi teknolojik gelişmelerle uyumlu hale getirmek hepimiz için, sadece Türkiye için değil, sadece Türkiye’nin mevzuatıyla, düzenlemeleriyle Avrupa Birliği müktesebatı arasında uyum sağlamak yetmez, hem Türkiye’nin hem Avrupa Birliğinin, yani hepimizin yeni teknolojilerdeki gelişmelere anında ve anında değilse bile çok gecikmeden cevap verebilecek, onlarla uyum sağlayacak yeni yasal düzenleme tekniklerine de ihtiyacımız var.” 

    Bu Çalışmalar ‘İlla da bizi AB’ye alın’ Diye Yapılmıyor 

    “Türkiye son günlerde tartışmaya başladığı anayasa değişikliğinin bir boyutu da biz farkında olalım ya da olmayalım bu çağın gerektirdiği hıza ulaşma çabasından da kaynaklanıyor. 

    Bu eşleştirme programının gündeme gelmesinde, yürütülmesinde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. 

    Bütün bu çalışmalar, artık klişeleşmiş bir söylemle ‘İlla da bizi AB’ye alın’ diye yapılmıyor. Bu çalışmalara Türkiye kadar AB’nin de ihtiyacı var. Biz bu konuda yasal mevzuatlarımızı eşleştirmez, bunları birleriyle uyumlu hale getirmezsek bundan hepimizin zarar göreceği için bunları yapıyoruz. Onun için güzel bir iş yapıyoruz ve bunların hayırlara vesile olmasını diliyorum.”      

    Yunanistan ile Danimarka Proje Ortakları

    Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Araçları (IPA) kapsamında hazırlanan proje 10 Ekim tarihi itibariyle uygulanmaya başladı. Yunanistan ile Danimarka Konsorsiyumlarının proje ortakları olduğu 18 ay sürecek çalışmanın toplam bütçesi ise 1 milyon 750 bin Avro.

    İdari kapasitenin ve yargının güçlendirilmesi, kamu ve özel sektörün bilinçlendirilmesi ile meslek birliklerinin etkinliklerinin arttırılması ana bileşenlerinden oluşan proje ile; telif hakları alanında kurumsal kapasite arttırılacak, telif haklarını özellikle dijital alanda korumaya yönelik mekanizmalar geliştirilecek, telif hakları alanında yargının güçlendirilmesi ve uygulayıcı birimler arasında koordinasyonun arttırılması sağlanacak, dava sayılarının azaltılması amacıyla yargı öncesi alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmaları geliştirilecek, telif haklarını takip eden meslek birliklerinin daha etkin, şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşması için raporlar oluşturulacak, kültür endüstrilerinin gelişmesinin güçlü bir telif hakları sistemine bağlı olduğu konusunda kamu ve özel sektörün bilinçlendirilmesi sağlanacak.